Tarifler
Etiket: baklava
8 tarif bulundu
Kaymaklı Baklava
Kaymaklı baklava, klasik Antep baklavasının üzerine bir katman daha ekliyor: şerbetini tamamen çekmiş baklavanın dilimleri arasına taze kaymak yerleştiriliyor. Kaymak asla fırına girmiyor; sıcaklıkla karşılaşırsa erir ve dokusunu kaybeder, bu yüzden yalnızca servisten hemen önce ekleniyor.
Sütlü Nuriye
Sütlü nuriye, klasik baklavanın Antep baklavacılarında yaygın bir varyasyonu. Yapım tekniği neredeyse birebir aynı; tek fark şeker şerbetinin yerini sütlü bir şerbetin alması. Süt şerbeti baklavayı klasik sürümden daha beyaz, daha yumuşak ve daha az yoğun tatlı bir dokuya taşıyor.
Hurma Tatlısı
Hurma tatlısının adı, hamurun kızartıldıktan sonra aldığı hurma meyvesine benzer uzun oval şekilden geliyor. Şekillendirirken ortasına parmakla hafif bir çukur bırakmak, şerbetin tatlının içine işlemesini sağlıyor; düz bırakılan yüzeyde şerbet sadece üstte durup akıyor.
Burma Kadayıf
Burma kadayıfı baklavadan ayıran şey yufka değil tel kadayıf, künefeden ayıran şey ise iç dolgunun peynir değil fıstık olması. Sarmanın sıkılığı bu tarifin tek gerçek riski: gevşek sarılan kadayıf fırında açılıp fıstığı döküyor.
Antep Baklavası
Baklavanın tek altın kuralı şerbet ve tepsinin sıcaklık farkı. Fırından kızarmış sıcak çıkan baklavaya mutlaka soğuk şerbet dökülür; ya da baklava soğutulup üzerine sıcak şerbet gezdirilir. İkisi de sıcak ya da ikisi de soğuk olursa yufka ya şerbeti hiç çekmez ya da lapa gibi yumuşayıp çöker. İkinci belirleyici fıstığın kabası: iri kıyılmış fıstık dişe gelen bir doku bırakıyor, toz haline getirilen fıstık ise baklavayı ezik ve yağlı yapıyor.
Şıllık
Şıllığın sırrı sırasında saklı: yufka önce kızartılıp çıtırlaştırılıyor, sonra sıcak sütlü şerbete batırılıyor. Baklavanın aksine şerbet soğuk değil sıcak dökülüyor ve yufka uzun süre beklemeden servis ediliyor; amaç tamamen yumuşamış değil, dışı ıslanmış içi hâlâ diri bir doku. Süt şerbeti de klasik şeker şerbetinden farklı; şıllığı diğer yufkalı tatlılardan ayıran asıl şey bu.
24 Saat Dinlendirilmiş Kuzu Kaburga
Hemen yemelik kaburganın kardeşi. Malzemeler aynı, tek fark şu: üç saatlik pişirmeden sonra et sıcakken glazelenmiyor, paketiyle birlikte bir gece buzdolabına giriyor. Bunun üç kazancı var. Soğuyan lifler toparlanıp suyu geri emiyor — sıcakken kestiğinde tahtaya akan su ette kalıyor. Et sertleştiği için dilimleme temiz oluyor, kaburgalar dağılmıyor. Ve en önemlisi: soğuk ete sürülen glaze akmıyor, durduğu yerde kalıp çok daha kalın bir kabuk kuruyor. Bir kazancı daha var ki asıl sebep o olabilir: misafir varsa bütün ağır iş bir gün önce bitiyor, servis günü sadece on dakikalık fırın kalıyor.
Espresso Kabuklu İsotlu Kuzu Kaburga
Kuzu kaburganın yağlı dokusu sıradan baharatla harcanınca damakta ağırlık bırakıyor. Burada yağın gücünü ona zıt üç elementle kırıyoruz: kahvenin acılığı, meyvenin asiditesi ve isotun isli tatlımsı acısı. Pişirme iki aşamalı ve ikisi de şart. Önce 150°C'de üç saat, folyo-yağlı kağıt paketinin içinde kendi buharında: bu eti kemikten ayırıyor. Sonra 220°C'de, üzeri açık ve iki kat glaze sürülerek toplam sekiz dakika: bu da kabuğu kuruyor.